Haberleşme Sektörü Ayağa Kalktı

Haberleşme sektöründe, dijital dönüşümden Ulusal Geniş banta, siber güvenlikten akıllı ulaşım sistemleri strateji ve eylem planlarının ilk kez hazırlanıp uygulanmasına, 4.5G ile kırsalın kapsamaya alınarak “sayısal uçurumun” azaltılmasından, milli ve yerli ürünlerin “ULAK” projelerinde kullanımının zorunlu kılınmasına kadar pek çok proje devreye alınıyor. Haberleşme Genel Müdürü Kılıç, “Ulusal Kamu Entegre Veri Merkezi Projesi, milli e-posta ve milli e-haberleşme sistemleri gibi uzun zamandır konuşulan projeler birer birer gerçekleşmeye başladı ve 2018’de hayat bulacak” dedi.

ICT MEDIA: Sayın Genel Müdürüm, Haberleşme Genel Müdürü olarak atanmanızın üzerinden tam bir yıl geçti. Öncelikle Genel Müdürlükteki bir yıllık çalışmalarınızı ve projeksiyonlarınızı değerlendirir misiniz? 

Genel Müdürlük olarak, bilgi ve iletişim sektörünün her alanına ilişkin görevimiz var. Bu görev politika ve strateji belirleme başlıklarında olabildiği gibi Evrensel Hizmet, E-Devlet, Siber ve Geçiş Hakkı gibi ana konularda politika ve stratejiye ilaveten düzenleme, proje geliştirme ve uygulama alanlarında da yapılmaktadır. Bu alanlara yönelik ikincil düzenlemeleri ve projelerimizi de yapıyoruz.

Göreve geldiğim andan itibaren ilk önce sektörün mevcut durumu ve sorunları ile proje geliştirilecek alanları belirledik. Bu alanlara ilişkin yaptığımız çalışmalardan özetle bahsetmem gerekirse;

✳ Serbestleşmenin başlaması ile birlikte, işletmecilerin yatırım yapamadıkları kırsal alandaki yerleşim yerlerine elektronik haberleşme altyapısı projeleri geliştirdik.  Kırsal alandaki vatandaşlarımızın bilgi ve iletişim teknolojisi hizmetlerinden faydalanabilmeleri için finansmanı Bakanlığımızın Evrensel Hizmet bütçesinden karşılanacak şekilde altyapıya yönelik yatırım projeleri gerçekleştirdik.

✳ Daha önce 1.799 yerleşim yerine 2G teknolojisiyle ses hizmeti ve internet hizmeti götürmüştük. Bu yıl ise bu altyapıyı 4.5 G teknolojisine yükselterek, bu yerleşim yerlerinde yaşayan vatandaşlarımızın ses hizmetine ilaveten genişbant internet hizmetinden de faydalanması için yeni bir proje geliştirdik ve Şubat-2017’de imzaladığımız sözleşme ile çalışmaları başlattık. Kurulum çalışmaları devam ediyor.

✳ Daha önce kurulan 1.799 yerleşim yerinin dışında, vatandaşlarımızdan yeni talepler de geldi ve biz de vatandaşlarımızın bu taleplerini karşılamak için bir proje daha geliştirdik. Mobil kapsaması olmayan 1.472 yerleşim yerini tespit ettik ve bu yerleşim yerlerini de 4.5 G internet hizmetine kavuşturmak için yaptığımız ihale sonucunda Temmuz-2017’de sözleşmeyi imzaladık. Yüklenici, şu anda saha çalışmalarını ve ürün tedarik işlemlerini sürdürüyor.

✳ Her iki projede de daha önce yapılmayan bir konuyu daha gündeme getirdik. Yerli baz istasyon kullanımı zorunluluğunu sözleşmelerimize koyduk. Her iki sözleşmemizde de yerli baz istasyonumuz ULAK’ın asgari kullanma oranlarını belirledik. Daha önce kurulan 1.799 yerleşim yerinde en az %10, yeni kurulacak olan yerlerde ise en az %30 olarak belirledik. Bunu biraz açmak gerekirse, ilk sözleşmemizin kurulumunda yüklenici kuracağı toplam baz istasyonunun en az %10’unu ULAK olarak kurmak zorunda. İkinci projemizde ise yüklenicinin kuracağı baz istasyonlarının en az %30’unu ULAK kurması gerekiyor. Bu oranlar bizim için yeterli değil, daha fazlasının yerli olarak kullanılması bizim hedefimiz. Bu oranları daha yukarılara çıkarmak için her iki yüklenici ve ULAK baz istasyonunun üretimini yapan Aselsan ile de görüşmelerimizi sürdürüyoruz.

✳ Ayrıca gelen talepler doğrultusunda belirlenen, kırsaldaki yaklaşık 1,500 yerleşim yerini de mobil kapsaması altına alarak 4.5 G internet hizmetine kavuşturabilmek için 2018 yılı içerisinde ihale yapmak üzere çalışmalarımız devam etmekte ve bu yerleri de 4.5G hizmetine kavuşturacağız.

✳ Sabit ve genişbant internet altyapısı olmayan kırsal alanlara yönelik bir başka projemiz de bildiğiniz gibi WiMax olarak adlandırılan teknolojiyle 2.024 yerleşim yerini kapsadık. Bu projeyi de geliştirerek 4.5G teknolojisine yükseltmeyi planlıyoruz, ancak, bu süreçte hizmet devamlılığını sağlamak amacıyla bakım-işletme sözleşmemizi de 2017 yılında yaptık.

✳ Görme engelli vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştırabilmek ve bilgi teknolojilerine ulaşmalarını sağlayabilmek adına yaptığımız Gören Göz Projesi malumunuzdur. Bu projemizin 3.Fazının ihalesini yaptık ve Temmuz-2017’de sözleşmemizi imzaladık. 2018 yılı içerisinde 41 ilimizde 5.000 adet daha Gören Göz cihazı dağıtarak görme engelli vatandaşlarımızın kullanımına sunacağız.

✳ Posta Hizmetleri de Genel Müdür-lüğümüzün sorumluluk alanında bili-yorsunuz. Posta Hizmetleri alanında sek-törde yaşanan sorunları ele alıp çözüm yollarını belirlemek amacıyla, sektörün tüm taraflarının katılımıyla 26-28 Ocak 2017 tarihinde Antalya’da bir çalıştay düzenledik. Çalıştay sonrasında düzenlenen raporları dikkate alarak sektörün büyümesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

✳ Bilgi ve iletişim sektörümüzde Kamu tarafında eksikliği hissedilen konulardan birisi de Kamu kurumlarının veri merkezlerinin konsolidasyonu ve tek çatı altında toplanmasına yönelik Ulusal Kamu Entegre Veri Merkezidir. Bu konu biliyorsunuz Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu’nun (BTYK) kararı ile Bakanlığımıza verilmişti. Daha sonra biz bunu 2015 yılında 5809 sayılı Kanuna madde ilavesi ile Bakanlığımız görevleri arasına aldık.

Bu görev verildikten sonra biz çalışmalarımızı hızlandırdık ve 2017 yılında işin fizibilitesi için yüklenici firmayla sözleşmemizi imzaladık.Türkiye’nin en kritik tesislerinden biri olacak Ulusal Kamu Entegre Veri Merkezi’nin kuruluş çalışmalarını başlattık.Aktif-aktif birbiri ile tam yedekli yapıda çalışacak Veri Merkezi kurulmasına yönelik çalışmalarımız yoğun bir şekilde devam etmektedir.

Proje 3 fazdan oluşmaktadır. 2018’in ilk çeyreğinde Ulusal Kamu Entegre Veri Merkezi inşasına yönelik çalışmaların başlatılması hedeflenmektedir. Projenin gerçekleşmesiyle kamunun 5 yıllık bir süreçte yaklaşık 11 Milyar TL’lik bir tasarruf imkanı doğacaktır. Bu tasarruf miktarı hem kurulacak Ulusal Kamu Entegre Veri Merkezinin kurulum maliyetini karşılayabileceği gibi kamu kurumlarının da tasarruf sağlamasına neden olacaktır.

✳ E-Devlet konusunda Bakanlığımıza verilen görev kapsamında hazırladığımız 2016-2019 yıllarını kapsayan Strateji ve Eylem Planımız 19 Temmuz 2016 tarihinde, 2016-2019 yıllarını kapsayan Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planımız ise 10 Şubat 2016’da yayımlanmıştı.

✳ Sayın Bakanımızın teşrifleriyle Eylül-2016 tarihinde her iki Strateji ve Eylem Planımızın da tanıtımızı yaptık.

✳ Nisan 2017’den itibaren her ay düzenli olarak yürüttüğümüz 7 toplantıyla e-Devlet ve Siber Güvenlik çalışmalarına ilişkin koordinasyon ve izleme faaliyetlerine yönelik kurumlar arası bilgi paylaşımında bulunmak amacıyla yaklaşık 70 Kurum-Kuruluşun üst düzey yöneticileriyle bir araya gelinerek e-Devlet ve Siber Güvenlik çalışmalarını hızlandırdık.

✳ Yapılan bu koordinasyon toplantıları neticesinde; 2017 yılı içerisinde 591 hizmet daha e-Devlet Kapısı’na eklenerek kapı üzerinden sunulan hizmet sayısı 2333’e ulaşmış oldu.

✳ Siber Güvenlik konusunun önemli konu başlıklarından birisi de Kamunet Projesi. Kamunet projesi ile kamu kurumlarının daha güvenli bir ortamda haberleşebilmesi ve veri alış verişi yapabilmesi sağlanmaktadır. 2017 yılında bu konuya daha fazla ağırlık verdik ve Kamunet Tebliğini hazırladık ve 21 Haziran 2017’de yayımlandı. Kamunet projesine yönelik çalışmalarımız sonucunda bugün itibariyle 47 kurum Kamunet ağına dahil oldu. Hedefimiz bu sayıyı çok daha yukarıya taşımak.

✳ Ülkemize yerli ve milli ürünler kazandırmak için de çalışmalarımızı 2017 yılında hızlandırdık. ULAK baz istasyonuna ilaveten, bilişim sektöründe kullanılan ürünler de yerli ve milli ürünler geliştirmeye çalışıyoruz. Bunlardan birisi de Milli e-Posta. Bu proje; öncelikli kamu olmak üzere (e-posta) ihtiyaçlarını güvenli olarak karşılamaya yönelik geliştirilecek bir sistemdir. Tüm bileşenler, uluslararası standartlara göre geliştirilecek olup, platform bağımsız olarak çalışabilecektir.

✳ Bir diğer faaliyet alanımız da Sayısal Yayıncılığa yönelik altyapı kurmak. Sayısal Yayıncılık kapsamında İstanbul, Ankara ve Çanakkale’ye ortak radyo-TV kuleleri kuruyoruz. Bu projelerle, kentlerin görüntü kirliliğini ortadan kaldırmaya yönelik, içerisinde sosyal donatıları ve seyir terasları da bulunacak olan kentin siluetine uygun kuleler kuruyoruz. İstanbul Çamlıca kulesindeki ve Çanakkale Kulesindeki çalışmalar devam ediyor ve Ankara’ya da bir verici kulesi kurulması konusundaki ön çalışmalarımızı tamamladık, işin fizibilite çalışması için 2018 yatırım programına alınması için de Kalkınma Bakanlığına teklifte bulunduk.

✳ Sektörümüzde önemli bulduğumuz konulardan birisi de genişbant altyapısını yaygınlaşması. Bu konudaki çalışmalarımızı da 2017 yılında hızlandırdık. Önceliğimizi Ulusal Genişbant Stratejisi ve Eylem Planını oluşturmaya verdik ve bunun için ilgili paydaşlardan bir komisyon kurduk ve ilk taslağımızı Mart-2017’de kamuoyu görüşlerine açtık. YPK kararı için YPK üyelerine imzaya Ağustos-2017’de açıldı. İmza süreci devam ediyor.

✳ Haberleşme sektörü altyapı yatırımlarında karşılaşılan sorunları ve çözüm önerilerini belirlemek amacıyla 11-12 Nisan 2017 tarihinde İstanbul’da bir çalıştay düzenleyerek tüm paydaşları bir araya getirdik ve çözüm önerilerini belirledik. Belirlenen bu çözüm önerilerine yönelik çalışmalarımızı devam ettiriyoruz.

✳ Diğer taraftan, baz istasyon kurulumları için sorun teşkil eden ruhsat konusunun çözümü için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı (ÇŞB) ile çalışmalarımızı yoğunlaştırdık, Bakanlık olarak önerilerimizi oluşturduk ve ÇŞB’na sunduk. Bugüne kadar baz istasyon kurulumları konusunda işletmecilerin kamu kurumlarıyla yaşadıkları ihtilaflar için önemli çözümler getiren Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği 30 Eylül 2017’de yayımlandı.

✳  Genel Müdürlüğümüze 2016 yılı sonunda verilen görevlerden birisi de Akıllı Ulaşım Sistemleri. Bu konuda 2016 yılında süresi tamamlanan bir strateji ve eylem planı vardı, bu konuda yeni teknolojik gelişmeleri de kapsayacak şekilde bir 2018-2020 yıllarını kapsayacak Strateji ve Eylem Planı çalışmalarına başladık. 3 Temmuz 2017’de TÜBİTAK ile bir sözleşme imzaladık. Bu konudaki çalışmalarımızı kamu kurumlarıyla birlikte sürdürüyoruz.

✳ Akıllı Ulaşım konusunda 2017 yılı içerisinde 2 adet Çalıştay düzenledik. Bu çalıştaya tüm paydaşları davet ettik ve görüş ve önerilerini aldık. Bu görüşmelerden sonra Strateji ve Eylem Planı çalışmalarımızı hızlandırdık. Hedefimiz bu belgeyi 2018 yılının ilk yarısında yayımlamak.

✳ Sosyal medyadaki mesajlarda bazı kısaltmalar yapıldığı ve Türkçenin doğru kullanılmadığını biliyoruz. Bunun nedenlerini araştırmak ve çözümüne yönelik yol haritamızı belirlemek amacıyla 20 Eylül 2017 tarihinde İstanbul’da bir çalıştay düzenledik. Konunun tarafları olarak ilgili kamu kamu kurumları, işletmeciler, Üniversiteler, STK’lar ve basın kuruluşlarını davet ettik ve konuyu değerlendirdik. Bu toplantılardan çıkan sonuçlara göre çalışmalarımızı derinleştirdik.

✳ 2017 yılında yukarıda belirttiğim proje ve faaliyetlerimize ilaveten, bilgi ve iletişim sektörüne ilişkin yatırımlarının önündeki engelleri kaldırmaya ve altyapıların ülkenin her köşesine yaygınlaşması amacına yönelik olarak mevzuat çalışmalarımızı da taslak olarak yaptık. Bu çalışmaları da tamamlandıkça kamuoyu ile paylaşacağız.

ICT MEDIA: Haberleşme Genel Müdürlüğünün faaliyetlerinde son dönemde özellikle stratejileriniz dikkati çekiyor. Ülkenin ve sektörün ihtiyacı olan strateji eylem planlarını peş peşe açıklıyor ve uygulamaya alıyorsunuz. İnternet kullanımı ve teknolojileri geliştikçe güvenlik problemleri artıyor. Bu çerçevede Siber Güvenlik Eylem Planı’nı uygulamaya geçirdiniz. Siber güvenlik eylem planı ile ilgili hedefleriniz ve uygulamalarınız hakkında bilgi verir misiniz?

Bildiğiniz üzere, bilgi ve iletişim teknolojileri yaşantımızın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de bu teknolojilerin kullanımı coğrafi, sosyal ve ekonomik açıdan yaygınlaşıyor. İnternet ortamında sunulan birçok hizmetten yararlanmak, ülkemizin her köşesinde, her yaştan ve ekonomik düzeydeki vatandaşımız için mümkün hale geldi ve birçok vatandaşımız artık bireysel ve ekonomik faaliyetlerini internet ortamında yürütüyor. Bu açıdan bakıldığında bilgi ve iletişim teknolojileri insan ve toplum yaşamının olmazsa olmazıdır. Bu gelişmeleri bilgi toplumu olma yolunda önemli kilometre taşları olarak değerlendirmekteyim. Bununla birlikte bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanımının çeşitli siber tehditleri de beraberinde getirdiği ve bunun toplumda güvenlik kaygılarına yol açtığı da bir gerçektir.

Bu yıl içinde global düzeyde 150 ülkeyi etkileyen WannaCry fidye yazılımı, İngiltere ve Avustralya gibi ülkelere yapılan siber saldırılar bir kez daha gösterdi ki, siber güvenliği sağlamak sadece Türkiye açısından değil, tüm ülkeler için öncelikli hale gelmiştir. Bilgi ve iletişim teknolojileri bütünleşik bir şekilde gelişirken, enerji, su, iletişim ve ulaştırma gibi önemli altyapılar ile savunma, sağlık sektörleri ile vatandaşların kişisel bilgilerinin saklandığı büyük veri altyapılarına kötü niyetli kişiler veya ülkeler tarafından zarar verilme riski de gün geçtikçe artmaktadır.

Bizim amacımız bu tehditlere yönelik olarak, proaktif davranıp saldırıları önlemek ve bertaraf etmek, ülkemizi, vatandaşlarımızı, kişisel haklarımıza ve ulusal menfaatlerimize yapılan saldırılara karşı tedbirler geliştirmektir.

Bu amaçla da 2016-2019 Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planı’nı hazırlayarak yürürlüğe koyduk. Bu Eylem Planımız ile; devletimizi ve kritik altyapılarımızı etkileyebilecek siber güvenlik risklerini azaltarak siber savunmamızı güçlendirmek, siber suçlarla daha etkin mücadele etmek, siber güvenlik farkındalığını artırmak ve yetkin insan kaynağı yetiştirmek, siber güvenlik ekosistemini geliştirmek ve siber güvenliği milli güvenliğe entegre etmek istiyoruz.

Eylem Planımız kapsamında Ankara’da “Ulusal Siber Savunma Tatbikatı 2017” adında bir tatbikat gerçekleştireceğiz. Tatbikatımız iki fazdan oluşacak. İlk fazda Kasım ayı başından itibaren belirlenen kamu kurum ve kuruluşlarına yönelik gerçek siber saldırılar düzenlenecektir. İkinci fazda ise 29 Kasımda simülasyon ortamı ve masabaşı senaryolar oynanacaktır. Siber güvenlik terimleri sözlüğünün oluşturulması, kamu spotu oluşturulması, siber güvenlik eğitim simülatörü ve uluslararası siber güvenlik tatbikatı düzenlenmesi de eylem planımız kapsamında yapacağımız başlıca diğer işlerden bazılarıdır.

ICT MEDIA: Eylem planlarınızdan bir diğerini, telekomünikasyon sektörünün en önemli ihtiyaçlarından biri olan genişbant politikaları, bu alandaki stratejilerinin neler olduğu, kimlere ne tür görevler düştüğü konusu oluşturuyor. Bu zamana kadar konuyla ilgili geniş bir çalışma yapılamadı. Haberleşme Genel Müdürlüğü olarak, Ulusal Genişbant Stratejileri ve ortak altyapı kullanımı konusunda çalışmanız ne aşamada ve bu planın parametreleri neler olacak?

Genişbantın yaygınlaştırılmasının sağlanmasına yönelik çalışmalar uzun yıllardır Bakanlığımızın gündemindeydi. 2016 yılına kadar çeşitli kurumlar, özel sektör, operatörler ve STK’lar nezdinde de birçok öneri dokümanı oluşturulmuştu. Bunlar 2016 yılına kadar Bakanlığımızca derli toplu bir doküman haline getirilmemişti. Bakanlık olarak bu konuyu ele aldık ve 2016 yılı Kasım ayında sektörün önemli aktörlerinden bir komisyon oluşturduk.

Bu komisyonun çalışmaları sonrası herkese düşen görevleri belirleyerek dokümana son halini verdik ve tüm paydaşların katkılarını önemsediğimiz için 24 Mart 2017 de görüşe açtık. Bu dokümanın ne kadar uzun süredir beklendiğinin anlaşılması için söylüyorum, tam 75 kurumdan yaklaşık 600 sayfa görüş geldi. Bu görüşlerin tamamını titizlikle inceledik ve YPK kararı alınması için Kalkınma Bakanlığına gönderdik. Birkaç hafta içinde kararın imzalarının tamamlanmasını ve dokümanın uygulamaya alınmasını bekliyoruz.

Peki bu dokümanla neler yapacağız? Stratejimizde 2020 ve 2023 yılı genişbant hedeflerimizi belirledik ve yayımlandıktan sonra bunları gerçekleştirmek için çalışmalara hızla başlayacağız. Nihai olarak Stratejimizdeki ana hedefimiz “HER YERDEN HERKESE GENİŞBANT”ı sağlayacağız.

ICT MEDIA: Türkiye’nin e-devlet politikalarının hayata geçirilmesi hususu Bakanlık adına Genel Müdürlüğünüzün uhdesinde. Türkiye’de internet kullanımı yaygınlaştıkça e-devlet kullanımı artıyor mu- e-devlet üzerinden vatandaşların işlerini kolaylaştıracak verilen hizmetlerin sayısında ve niteliğinde ne tür artışlar var, kamu hizmetlerinin tümünü e-devlet üzerinden ne zaman alabileceğiz?

Bilindiği üzere 2011 yılında çıkarılan 655 sayılı KHK ile Bakanlığımıza verilen görev doğrultusunda “2016-2019 Ulusal e-Devlet Stratejisi ve Eylem Planı” Genel Müdürlüğümüzce hazırlanmıştır. Genel Müdürlüğümüz; Entegre, Teknolojik, Katılımcı, İnovatif/yenilikçi ve Nitelikli “ETKİN e-Devlet Ekosistemi”’ni odağına alarak Türkiye’nin e-Devlet politikasını belirlemiştir.

Yönetişim mekanizması işletilerek hazırlanan strateji ve eylem planı; merkezi yönetim, yerel yönetim, özel sektör, üniversiteler, STK’lar, vatandaşların katılımı sağlanmış, e-Devlet alanında ilk strateji ve eylem planı tüm paydaşların katkısı alınarak oluşturulmuştur. Eylem planında yer alan 43 eylem 17 farklı kurum sorumluluğunda bulunmaktadır. Genel Müdürlüğümüz Bakanlığımızın sorumlu olduğu 13 eyleme ilişkin çalışmaları yürütmekte ve sorumlu kurumlar tarafından yürütülen 30 eyleme ilişkin çalışmalara ilişkin koordinasyon Genel Müdürlüğümüz tarafından sağlanmaktadır. Bütüncül devlet bakış açısı, “ETKİN e-Devlet ile Toplumun Yaşam Kalitesini Artırmak” vizyonumuz doğrultusunda; “Devlet’in e-Devlet’e Dönüşümü ”’nün eşgüdüm içerisinde gerçekleştirilmesi için tüm paydaşlarla çalışmalarımız yoğun şekilde devam etmektedir.

Bürokrasinin ve kırtasiyeciliğin azaltılması, vatandaş memnuniyetinin sağlanması açısından kritik öneme sahip e-Devlet çalışmalarımız doğrultusunda, yaşamsal olay olarak nitelendirilen; aile, sağlık, eğitim, taşınma, iş başvuru/iş bulma, işletme faaliyetleri gibi bütüncül bir bakış açısı ile vatandaşların hizmetine 2019 yıl sonuna kadar sunulması planlanmaktadır. Aynı şekilde elektronik ortamdan sunulabilecek kamu hizmetlerinin tümünün e-Devlet hizmeti olarak sunulmasına yönelik çalışmalar devam etmekte ve 2019 yıl sonu itibari ile tüm hizmetlerin elektronik ortamdan sunulması planlanmaktadır. Vatandaşlar kurum kurum gezmek zorunda kalmadan, e-Devlet Kapısı (www.türkiye.gov.tr) üzerinden bürokrasiden uzak, 7/24 hizmet alabilecektir.

Bugün itibari ile 35 milyon kullanıcı sayısına yaklaşan e-Devlet Kapısı’nda (www.türkiye.gov.tr) 361 kamu kurumuna ait 2.332 hizmet sunulmaktadır. Android ve IOS platformlarına yönelik e-Devlet uygulaması ile vatandaşlarımız hizmetlere mobil olarak da ulaşabilmektedir. Özellikle son 2 yılda e-Devlet Kapısı’ndan sunulan hizmetlerin sayısı %70 (1.362->2.332) oranında, kullanıcı sayısı ise %40 (25 milyon-> 35 milyon) oranında artmıştır.

Türkiye’de internet kullanımının yaygın-laşmasının e-Devlet kullanım ve kullanıcı sayısına da yansıdığını görmekteyiz. TÜİK verilerine göre bireylerde 2014 yılında internet kullanım oranı %56 iken e-Devlet kullanım oranı %30 seviyelerinde ve e-Devlet Kapısı kullanıcı sayısı 20 milyon civarındaydı. Bugün internet kullanım oranı %67 ve e-Devlet hizmetleri kullanım oranı %42 seviyelerinde, e-Devlet Kapısı kullanıcı sayısı ise 35 milyona yaklaşmış durumda. Bu açıdan bakıldığında; evrensel hizmet ve ulusal genişbant stratejisi çalışmalarını da e-Devlet strateji ve eylem planımız gibi, e-Devlet kullanımını ve yaygınlaşmasını doğrudan etkileyen bir alan olarak görmekteyiz. Ayrıca e-Devlet stratejisi ve eylem planımızda yer alan “e-Devlet Hizmetlerinin Kullanımı Artırılacaktır” hedefi altında yapılan çalışmalar doğrultusunda e-Devlet hizmetlerinin kullanımının yaygınlaştırılmasına katkı sağlayacaktır.

ICT MEDIA: Ulusal Akıllı Ulaşım Sistemleri Strateji Belgesi üzerinde geçen ay proje başlangıç toplantıları yaptınız. Bu eylem planından ne tür çıktılar elde etmeyi, ne tür yararlar sağlamayı hedefliyorsunuz? 

Bilindiği üzere Bakanlığımız tarafından daha önce hazırlanmış olan 2014-2023 Strateji Belgesi ekinde yer alan Eylem Planlarının 2016 yılı itibarı ile uygulama süresi dolmuştur.

Teknolojinin ve ihtiyaçların hızlı değişmesi ile birlikte günümüz koşulları değerlendirildiğinde ilk hazırlanmış olan Strateji Belgesinde de değişiklik yapılması gerekli olmuştur.

Strateji Belgesinin Güncellenmesi ve Yeni Dönem Eylem Planın hazırlanması için Genel Müdürlüğümüz ile TÜBİTAK BİLGEM arasında 03 Temmuz 2017 tarihinde bir sözleşme imzalanmıştır.

Proje Başlangıç Toplantısını sizin de belirttiğiniz gibi 01.08.2017 tarihinde Ankara’da yaptık. Daha sonra da yerel yönetimler çalıştayını 21-22 Eylül 2017 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirdik.

Yeni dönem eylem planı hazırlık çalışmaları kapsamında ABD, Güney Kore, Japonya, Almanya ve İngiltere’den oluşan 5 Ülkenin AUS Yaklaşımları ve Mevcut AUS Strateji Belgeleri ile Eylem Planları incelenecektir. Ülkemizdeki kurumların mevcut durumu ve ihtiyaçları belirlenecektir.

Çalışmalarımız sonucunda bütüncül, etkin, uygulanabilir, ölçülebilir ve sürdürülebilir bir “Ulusal AUS Strateji Belgesi ve 2018-2020 Eylem Planı” hazırlanmış olacaktır.

Projemizin amacı, Ulaşım sistemlerinde Bilgi ve İletişim Teknolojilerinin kullanımın oranını artırarak, güvenli, verimli, sürdürülebilir hareketliliği sağlayarak can ve mal kayıplarını ez aza indirmek ve çevreye duyarlı bir ulaşım ağı oluşturmaktır.

Çok boyutlu, kapsamlı, planlı ve ülke çapında koordine Akıllı Ulaşım Sistemleri kurulumu ve yaygınlaştırması ile şehirlerimizde;

✳ Gürültünün ve hava kirliliğinin azalması,

✳ Enerjinin daha verimli kullanımı,

✳ Konforlu, güvenilir, emniyetli, etkili ve sürdürülebilir bir ulaşım yönetimi,

✳ Mevcut altyapının verimli kullanımı ve yeni altyapı gerek-sinimlerinin azalması sağlanmış olacaktır.

✳ Ayrıca, Akıllı Ulaşım Sistem-lerindeki birlikte çalışabilirlik ve entegrasyon kavramlarına kurum ve kuruluşların da katkıda bulunmasıyla bu konudaki gelişme seviyesi daha da artacaktır.

ICT MEDIA: ICT sektöründe son dönemde kamunun yaptığı ihalelerde dikkati çeken bir konu var. Doğrudan teşvik yerine yerlilik oranının artırılmasına dönük hükümlerin şartnamelerde yer aldığını görüyoruz. Evrensel Hizmet Fonu’ndan yapılan ihalelerde de yerli baz istasyonlarının kullanımı konusunda şartlar getirmiştiniz. 5G ve gelecek nesil teknolojilerde Ar-Ge ve yerlilik oranını artırmaya yönelik ne tür tedbirler alıyorsunuz?

Sektöre yönelik ARGE ve yerli üretim desteğinin artırılması için Ulusal Genişbant Stratejisi ve Eylem Planımızda eylemlerimiz yer alıyor. Bu Stratejide ar-ge teşviki sağlamak ve yerli malının kullanılmasının artırılması yönünde sektörle birlikte çalışmalar yapacağız ve yeni stratejilerimizi bu çalışmalara göre belirleyeceğiz.

5G konusunda ise 5GTR Forumun daha aktif hale getirilmesi, standartların belirlenmesi ve deneme amaçlı 5G test sahaları kurulmasını takip edeceğiz ve özetle dünya 5G yolunda ilerlerken bizde hep aynı yolda olacağız ve gelişmiş ülkelerle birlikte en ön sıralarda seyahat edeceğiz.

ICT MEDIA: Milletlerin var olmasının temelinde dilin çok önemli bir unsur olduğunu biliyoruz. Sosyal medyada Türkçe’nin düzgün kullanımının artırılmasına yönelik son dönemde Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın Başbakanımızın açıklamalarıyla bir süreç başladı. Bakanlık olarak siz de Türkçenin sosyal medyada düzgün kullanımının artırılması konusunda çalışmalar yapıyorsunuz. Bu çalışmalara başlarken ne tür saptamalarınız oldu, bu çalışmalarınızdan ve ulaştığınız sonuçlardan söz eder misiniz?

Nitelikli bir toplum için dili doğru kullanmak ve birbirimizi doğru anlamak önemlidir. İnternet ve sosyal medya ortamları ise insanlar arasındaki iletişimi güçlendirmekte birlikte özgürlüklerin fazla olduğu kuralların ve eğilimlerin hızla değiştiği alanlardır. Bu alanların doğru kullanımı bilgi paylaşımı ve kültürel gelişimi tetikleme kötü kullanımları ise birçok alanda olduğu dilde olumsuz sonuçlara neden olabilmektedir. Sosyal medyada gençler arasında kısaltmalar, emojiler ve argo kelimelerin yaygınlaştığı bir durumu gözlemliyoruz. Bu yeni dil anlayışının sosyolojik, bilimsel, kültürel ve demografik anlamda incelenmesi ve toplumun beklentilerine göre bir çözüm üretilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Bu kapsamda sosyal medyada Türkçenin kullanımına yönelik tüm ilgili paydaşların katılımı ile 20 Eylül 2017 tarihinde ilk toplantıyı düzenledik. Bu toplantıdaki görüşleri değerlendirdik ve internet/ sosyal medyanın Türkçe üzerindeki etkilerinin belirlenmesi için bir anket çalışması yapılmasını planladık. Bu anket çalışmasından çıkan sonuçlara göre de yapılması gerekenleri belirleyeceğiz. Anket çalışmasının önemli çıktılarını kamuoyu ile paylaşmayı düşünüyoruz.

Biliyoruz ki Türkçenin sosyal medyada doğru kullanılmasının sağlamak için toplumun tüm kesimlerinin desteğine ihtiyacımız olacak. Özellikle TDK, MEB ve Kültür ve Turizm Bakanlığımızın bize vereceği katkıları da çok değerli buluyoruz. Buna bir tür topyekün dil seferberliği olarak bakmak lazım. Çalışmalarımızın durumu ile ilgili belirli aralıklarla bilgilendirme yapmanın da faydalı olacağını düşünüyoruz.