ISC TURKEY 2017 Konferansı’na İlgi Büyüktü!…

Bilgi Güvenliği Derneği Tarafından Düzenlenen;
Başbakanımız Binali Yıldırım’ın Açılış Konuşmasıyla Gerçekleştirilen Konferansa Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Dr. Ömer Fatih Sayan’da Katıldı

Bilgi Güvenliği Derneği tarafından Gazi Üniversitesi (GÜ), İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) işbirliği ile düzenlenen ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı (UDHB) ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından desteklenen, Avrupa Ağ ve Bilgi Güvenliği Ajansı (ENISA) tarafından “Avrupa Siber Güvenlik Ayı” platformu etkinliklerine dâhil edilen ‘’X. Uluslararası Bilgi Güvenliği ve Kriptoloji Konferansı’’ 20 Ekim 2017 tarihleri arasında Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu merkez bina konferans salonunda Sn Başbakanımız Binali Yıldırım’ın açılış konuşmasıyla gerçekleşti.

Başbakan Binali Yıldırım, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nda düzenlenen “10. Bilgi Güvenliği ve Kriptoloji Konferansında (ISCTURKEY 2017) yaptığı konuşmada, “Hükümet olarak, en temel hedefimiz siber güvenliği milli güvenliğe entegre etmek. Bunun yolu da tehdit unsurlarını saldırı yapılmadan önce karşılamak ve bertaraf etmek. Bu yönde adımlar atıldı. Saldırıya karşı savunma yönünde önemli bir kapasite oluşturduk.” dedi.

Başbakan Yıldırım’ın konuşmasından satır başları ise:
Siber saldırıların ülkelerin ekonomilerine yıkıcı etkileri var. Amerika 2009’da Siber Savaş Komutanlığı kurdu. İngiltere siber eğitimler vermeye başladı. Daha sonra Çin, Rusya, Kuzey Kore, İsrail, İran gibi ülkeler de güçlerini oluşturdular. Siber saldırıların ülke ekonomilerinde ciddi yıkıcı etkileri var. 2012’de İngiltere’nin yaşadığı siber saldırının ülke ekonomisine verdiği zarar 22 milyar paund olarak hesaplanmış.

“Türkiye’de internete erişim yüzde 65’in üzerine çıktı”
Türkiye olarak haberleşme ve iletişim teknolojilerine yaptığımız yatırımlarla çok hızlı bir dönüşüm gerçekleştirdik. Türkiye’de 2002 yılında geniş bant internet yoktu. Telefonla çevrilerek internete bağlanılıyordu. Şimdi geniş bant var, mobil internet var. 21 milyar dolar ciro bugün 100 milyar doları aşmış durumda. 77 milyon mobil, 11 milyon sabit geniş bant abonemiz var. Aslında bilgi toplumu demek internet erişimi demek. Bilgi toplumu oldu Türkiye, ortalama 65’in üzerine çıktı.

Bilgi ve iletişim ağındaki kullanımın gelişmesiyle sorun başladı. Onun için burada tedbirleri almak mecburiyetindeyiz. İleride karşılaşacağımız sorunları şimdiden görmemiz ve tedbir almamız lazım. Gelecek gençlerimizin daha iyi bir Türkiye’ye sahip olması için bize görev düşüyor. Bu tedbirlerin alınması için üç tane temel unsur var. Birincisi insan; insanın olmadığı yerde hiçbir şey olmaz. Bütün iyilikler de kötülükler de insanın olduğu yerde. Teknolojiyi hayatın merkezine alan insanı yani kullanıcıyı bilinçlendirmek işin başlangıcı. Burada da atılacak ilk adım farkındalık.

“Gelecek 5 yıl içinde Türkiye’nin 30 bin siber güvenlik uzmanına ihtiyacı olacak”

Siber güvenlik uzman eksikliği kurumsal güvenliği de yakından ilgilendiriyor. Gelecek 5 yıl içinde dünyada 1.5 milyon siber güvenlik uzmanı ihtiyacı olacak. Bu hesabı az önce de söyledim, Türkiye’ye uyarladığımızda 30 bin en az siber güvenlik uzmanına ihtiyacımız var. Gençlerimiz iş diyor. İş önümüzde. Gençlerin bu alana daha faza yönelmesini istiyoruz.

“Eğer işin aklı sizde değilse o iş sizin değildir”
Milli ve yerli yazılım, donanımda işin aklı sizde değilse o iş sizin değil. Uzaya uydu gönderiyorsunuz ama asıl onun içindeki yazılımdır. Buraya yönelik teknolojiye yoğunlaşmamız gerekiyor. Milli yazılım. Milli donanım. Eğer işin aklı sizde değilse o iş sizin değildir.

“Hedefimiz siber güvenliği milli güvenliğe entegre etmek”

En temel hedefimiz siber güvenliği milli güvenliğe entegre etmek. Saldırıları yapılmadan önce bertaraf etmek. Siber güvenliği en etkin şekilde sağlamak ve dışa bağımlılığı en aza indirmek için milli ürünler. Ulak projesi şimdi bitmiş, test edilir hale gelmiş. O küçük bir adım ama bir örnek. Kendi aklımızın içinde olduğu ürünlere daha çok para ve zaman ayırmamız lazım. Yerli yazılım programlarının inşa edilmesine azami önem vermemiz lazım. İyi kod yazan yazılım mühendislerimiz var ancak yerli platformlarda yazılan yazılımlara ihtiyaç var.
Kendi aklımızla, teknolojimizle daha çok çalışacağız. Fuzuli işlerle birbirimizi tüketmeyeceğiz. Başkalarının teknolojileri ile çalışırsak onlara bağımlı ve sesimiz kısık olarak yaşamaya devam ederiz.

Açılışa Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Sn. Ahmet Arslan’da Katıldı
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, siber güvenlik alanında yerli ve milli çözümlerle iş birliğinin önemine dikkati çekerek, “Daha fazla koordineli çalışmak, daha fazla iş birliği yapmak bu sektörden beklediğimiz faydayı elde etmek ve olası saldırıları engellemek için önemli.” dedi.
Arslan, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ev sahipliğinde Bilgi Güvenliği Derneği (BGD) tarafından düzenlenen 10. Uluslararası Bilgi Güvenliği ve Kriptoloji Konferansı’nda yaptığı konuşmada, sadece kişisel değil kurumsal ve toplumsal bellek olarak dünyanın siber güvenliğe tabi olduğunu söyledi.
Sosyal hayatın, iş hayatının, kritik altyapıların tamamen bilişim tabanlı olduğuna işaret eden Arslan, finans merkezleri, elektrik santralleri, ulaştırma ve iletişim sistemleri, hastaneler bilişim altyapısına bu kadar bağlıyken bu alanda yapılması gereken çok şey bulunduğunu dile getirdi.
Arslan, siber güvenlik konusunda gerekli gayreti göstereceklerinin altını çizerek, şöyle devam etti:
“Bu sektörde yerlilik kadar millilik de önemli. Sektör paydaşları olarak daha fazla mesafe almamız lazım. Birçok firma siber güvenlik başta olmak üzere bu işleri yapıyor ancak sektörün taraflarının işin içine daha fazla girmesi gerekiyor. Biz de koordinasyon görevini daha iyi yapmamız gerektiğinin bilincindeyiz. Taraflarla birlikte gereğini yapmaya hazırız. Özel sektörümüz bilmeli ki daha koordineli çalışmak, daha fazla iş birliği yapmak bu sektörden beklediğimiz faydayı elde etmek ve olası saldırıları engellemek için önemli.”

CyberMag Dergisi standını da ziyaret eden Arslan, CyberMag dergisini yakından takip ettiğini ve sektörde çok büyük bir boşluğunun ve Başbakanımızın konuşmasında vurguladığı farkındalık konusunun ancak böyle yayın organları ile aşılacağını belirtti.

“Siber olayları kaynağında tespit ediyoruz”
BTK Başkanı Ömer Fatih Sayan da yeni nesil mobil haberleşme teknolojilerine ve 5G’ye hazırlanmak üzere 5gtr Forumu’nu kurduklarını belirterek, ODTÜ, Hacettepe, Bilkent üniversiteleriyle tüm operatörlerin yer aldığı 5G Vadisi Açık Test Sahası projesini başlattıklarını söyledi.

Güvenli internet merkezini faaliyete geçirdiklerini anımsatan Sayan, Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi’nin (USOM) 460 operatörün bağlantı noktasında yer aldığını ve siber olayları kaynağında tespit etme imkânı sağladığını bildirdi.

Sayan, bin 285 kayıtlı siber güvenlik uzmanının Siber İletişim Platformu sistemini kullandığını vurgulayarak, USOM bünyesinde siber tehditlerle mücadele kapsamında geliştirdikleri Avcı, Azad, Kasırga gibi yerli ve milli uygulamaları da hayata geçirdiklerini dile getirdi.
– “100 dolarlık yatırımla yıkım yaratılabiliyor”.

BGD Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Hamdi Atalay ise yürütülen çalışmalarla toplumda ve karar vericilerde siber güvenlik konusundaki farkındalığın artırıldığını anlattı.
Türkiye’nin siber saldırılar konusunda ilk 10 ülke arasında bulunurken, önlemlerle son 2 yılda ikinci 10 ülke arasına gerilediğine işaret eden Atalay, ülkenin siber saldırılara daha az hedef olması için alınması gereken tedbirlere değindi.
Günde 230 bin yeni kötücül yazılım geliştirildiğine dikkati çeken Atalay, “100 dolarlık yazılımla 100 bin dolarlık savaş uçağından büyük yıkımlar yaratabiliyorsunuz. Ülkelerin bütün altyapısını 100 dolarlık yazılımla tahrip etmek mümkün.” dedi.
Siber saldırıların boyutu düşünüldüğünde, insanların yetersiz kaldığı anda makinelerin devreye girmesi gerektiğini vurgulayan Atalay, “Burada da yapay zekâlar gündeme geliyor. Siber saldırılara çok hızlı müdahale etmek gerekiyor. Bunu insan eliyle yapmaya çalışmak zaman zaman zafiyet yaratabiliyor” diye konuştu.
Atalay, siber güvenlikteki milli çözüm ihtiyacını ise “olmazsa olmaz” diye nitelendirdi.